Oda koyu bir karanlığa gömülmüş, loş ışıkların altında kızlar sırt sırta vermiş, vücutları birbirine yapışmıştı. Sarışın Kelsi Monroe’nun iri göğüsleri yere doğru sarkarken, kızıl Skyla Novea’nın dik tepeleri karşısında eziliyordu adeta. Brunette Monique Alexander, siyah saçlarının arasından ter damlaları süzülürken güçlü kalçasını ritmikçe sallıyor, Latina güzeli Keisha Grey ise o kocaman kıçını sergileyip ortalığı yakan bakışlarla etrafı didikliyordu. Üç farklı ırktan bu kadınların arasında Abella Danger’ın sağlıklı, doğal ama ne kadar sert olduğunu belli eden göğüsleri heyecan veriyordu.
Çığlıklar yükselirken içeri giren adamlar da boş durmuyordu. Sean Lawless, kalın yarak ucunu kızların amcıklarına saplamadan önce yüzlerinde acı ve zevkin birleştiği karmaşık ifadeler görülebiliyordu. Alexis Fawx’un kırmızı saçları yağdan parıldıyor, Luna Star’ın şehvetli bakışları etrafta dans ediyordu. Her biri kendini bırakmıştı; sakso yapanların ağızlarından çıkan inlemeler odanın duvarlarını titretiyordu.
Köklere doymayan Charles Dera elindeki oyuncakları bir bir kullanırken Megan Rain’in dar deliğine hem sert hem yumuşak dokunuşlarla dalıyordu. Toni Ribas yavaşça kızların bacaklarını açıyor, oraya buraya sürtünmeler hızlandıkça herkesin nefesi kesiliyordu. Jessy Jones’un yağlanan vücudu kayganlaşıp kayganlaşmadığını anlamadan Phoenix Marie’nin kaba kuvvetle içeri girmesiyle oda tam bir cehenneme dönmüştü.
Sıcak yağ ellerde gezip cildin üzerinde nazikçe yayıldığında seks iyiden iyiye hızlanıyor; doggystyle pozisyonunda kadınlar kökleniyor, yüzlerine ve saçlarına zorla akan sperm bu çılgınlığın belgesi oluyordu. Squirtler patlıyor, amcıklar en derinlerinde yanarken herkes inanılmaz bir orgazma kilitlenmişti; sesler kavga edercesine yükseliyor; arka arkaya gelen sikilerle bedenler paramparça oluyordu.
Sonunda köpüren haz doruklara vurduğunda herkes tatlı bir yorgunluğa bürünmüş halde yere yığılmıştı. O an orada yaşanan tüm o sert dayamalar, hızlı folloşlar ve doldurmalar artık sadece anı olarak kalıyordu; ama ortalıkta bıraktıkları ateş hâlâ sönmemişti.